top of page

2026 - A390 GTS

Yeni Model

(2026 - ...)

Foto Galeri

Katalog

Video

Alpine A390 GTS, markanın elektrikli çağa geçiş sürecinde geliştirdiği en kritik modellerden biri olarak konumlanıyor. Kompakt ve hafif spor otomobilleriyle tanınan Alpine, bu modelle ilk kez daha geniş kitlelere hitap eden, beş kapılı ve günlük kullanıma uygun bir “sport fastback” formuna geçiş yapıyor. A390, Alpine’ın tamamen elektrikli ürün gamındaki ikinci model olarak, markanın A110 ile temsil edilen saf sürüş felsefesini daha pratik bir gövde yapısına taşıma hedefinin en somut örneklerinden biri.

Tasarım tarafında A390, klasik sedan veya SUV çizgisinden bilinçli şekilde uzaklaşıyor. Düşük tavan yapısı, geniş omuz çizgisi ve coupe benzeri silüetiyle daha çok yere basan, sportif bir duruş sergiliyor. Ön bölümde ince LED aydınlatmalar ve keskin hatlar dikkat çekerken, gövde boyunca uzanan aerodinamik yüzeyler yalnızca estetik değil, aynı zamanda verimlilik ve menzil odaklı bir yaklaşımın parçası. Aracın genel tasarım dili, Alpine’ın motorsporlarından gelen hafiflik ve akışkanlık anlayışını elektrikli bir platform üzerinde yeniden yorumladığını gösteriyor.

A390 GTS’in teknik temelinde AmpR Medium elektrikli platformu yer alıyor. Ancak Alpine bu platformu doğrudan kullanmak yerine ciddi şekilde yeniden mühendislikten geçirerek daha sportif bir karakter elde etmeyi hedefliyor. Kısa aks mesafesi, geniş iz açıklığı ve yaklaşık 49:51 ön-arka ağırlık dağılımı gibi detaylar, aracın yalnızca güçlü değil aynı zamanda çevik bir sürüş karakterine sahip olmasını sağlıyor.

Güç aktarım tarafında A390 GTS, segmentinde nadir görülen üç motorlu bir elektrikli mimari kullanıyor. Önde bir, arkada ise her bir tekerleğe bağımsız güç verebilen iki ayrı motor bulunuyor. Bu yapı sayesinde araç dört tekerlekten çekiş sunarken, klasik AWD sistemlerden farklı olarak arka aks üzerinde bağımsız tork yönetimi sağlayabiliyor. Alpine Active Torque Vectoring adı verilen bu sistem, viraj içinde dış tekerleğe daha fazla tork aktararak aracın yönelme kabiliyetini artırıyor ve özellikle yüksek tempolu sürüşte daha keskin ve kontrollü bir karakter oluşturuyor.

Bu mimarinin en önemli farkı, saf güçten ziyade sürüş hissine odaklanması. A390 GTS yaklaşık 470 bg güç ve 800 Nm üzeri tork düzeyiyle yüksek performans sunarken, asıl iddiasını bu gücün yola nasıl aktarıldığı noktasında ortaya koyuyor. Sistem yalnızca hızlanma değil, aynı zamanda viraj dengesi, çekiş ve stabilite üzerinde aktif rol oynayarak aracı segmentindeki çoğu elektrikli crossover’dan daha canlı hissettirmeyi hedefliyor.

Batarya tarafında model, yüksek performans odaklı özel kimyaya sahip yaklaşık 89 kWh kapasiteli bir paket kullanıyor. 400V mimari üzerine kurulu bu sistem, yalnızca maksimum güç değil, gücün sürekliliğini de önceliklendiriyor. Yani A390 GTS, tam dolu bataryada olduğu kadar daha düşük şarj seviyelerinde de performansını koruyacak şekilde geliştirilmiş. 500 km üzeri WLTP menzil ve 190 kW seviyesine ulaşan DC hızlı şarj desteği, modelin günlük kullanım ile performans beklentisi arasında denge kurduğunu gösteriyor.

İç mekânda Alpine’ın klasik sürücü odaklı yaklaşımı modern bir dijital mimariyle birleşiyor. 12.3 inç gösterge paneli ve 12 inç merkezi ekran, sürücüyü merkeze alan bir kokpit oluştururken; direksiyon üzerindeki sürüş modu ve rejenerasyon kontrolleri Formula 1’den ilham alan fiziksel butonlarla destekleniyor. Minimalist ama fonksiyonel yapı, sürüş sırasında dikkat dağıtmadan kontrol imkânı sunmayı amaçlıyor.

Sürüş karakteri tarafında A390 GTS’in en büyük iddiası, elektrikli araçların genelde eksik kaldığı hissiyat tarafını güçlendirmek. Üç motorlu yapı sayesinde elde edilen tork dağılımı, araca viraj içinde beklenenden daha hafif ve çevik bir karakter kazandırırken; direksiyon oranı, süspansiyon ayarları ve fren hissi özellikle sürüş keyfi odaklı geliştirilmiş. Bu da A390’ı yalnızca hızlı bir elektrikli araç değil, aynı zamanda sürücüyü sürecin içine çeken bir model haline getiriyor.

Konum olarak Alpine A390 GTS, Porsche Macan Electric, Tesla Model Y Performance ve BMW iX2 gibi performans odaklı elektrikli crossover modellerle doğrudan rekabet edecek. Ancak Alpine’ın en büyük farkı, bu segmentte genellikle ikinci planda kalan sürüş dinamiklerini merkeze alması. Yani A390 yalnızca güçlü ve hızlı bir EV değil, aynı zamanda sürüş deneyimi üzerine kurulmuş nadir modellerden biri olmayı hedefliyor.

Sonuç olarak Alpine A390 GTS, markanın geçmişteki saf spor otomobil karakterini tamamen yeni bir segmentte yeniden tanımlama girişimi. Eğer Alpine bu modelde vaat ettiği dengeyi gerçek dünyada da sunabilirse, A390 GTS elektrikli performans otomobilleri arasında karakteri en belirgin ve sürüş odaklı seçeneklerden biri haline gelebilir.

bottom of page